Denizli Barosu o genelgeyi yargıya taşıdı: Faşizmin ayak sesleri

Denizli Barosu o genelgeyi yargıya taşıdı: Faşizmin ayak sesleri

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tartışma yaratan genelgesi yargıya taşındı. Polisin görevini yaptığı sırada görüntü alınmasını yasaklayan, görüntü almaya çalışanlar hakkında işlem yapılması talimatı taşıyan genelge için yürütmenin durdurulması davası açıldı. Denizli Barosu Danıştay’a gönderdiği dava dilekçesinde genelgenin Anayasal ve yasal dayanağı olmadığına vurgu yapıldı. Denizli Barosu’ndan yapılan açıklamada; “T.C. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhinde, öncelikle yürütmenin durdurulması, yapılacak olan yargılama sonunda da iptal edilmesine karar verilmesi istemiyle Danıştay’da dava açılmıştır” denildi.

“FAŞİZMİN AYAK SESLERİ”
Denizli Barosu Başkanı Müjdat İlhan SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada; “Bu genelge faşizmin ayak sesleridir. Tamamen yürürlükteki kanunlarımıza, en üst yargı mercii olan Anayasa Mahkemesi kararlarına, Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’ne ve uluslar arası diğer sözleşmelere aykırıdır. En basitinden basının doğru haber alma ve bunu yayma hakkını elinden alıyorlar. Şiddete maruz kalan kişinin kendi adına şiddet gördüğünü ve orantısız güce maruz kaldığını ispat edebileceği tek argümanı olan görüntü kaydını engelleyerek suçu kaynağında örtbas ediyorlar” ifadelerini kullandı.

KANUNSUZ EMİR
Dava dilekçesinde genelgenin ‘Kanunsuz Emir’ niteliğinde olduğu belirtilerek polis tarafından uygulanmasının yasal mevzuata aykırı olduğu kaydedildi. Suç teşkil eden emrin hiçbir şekilde yerine getirilemeyeceği hatırlatılarak, “konusu genelgenin uygulanması yetki aşımı yoluyla yasal mevzuata aykırı olarak alınmış bir kararın uygulanması niteliğindedir ve kanunsuz emir niteliği taşımaktadır. Ayrıca genelge ile kolluk mensuplarından istenen davranış biçimi bir suça vücut verdiği için bu emrin yazılı olarak iletilmiş olmasına dayanarak eylemde bulunanlar cezai sorumluluktan kurtulamayacaktır” ifadelerine yer verildi.

YÜRÜTME DURDURULSUN
Dava dilekçesinde ayrıca yürütmeyi durdurma kararının ivedilikle tesis edilmesi gerektiği belirtilerek; “Tüm bu nedenlerle davalı idarenin keyfi, açıkça hukuka aykırı, vatandaşların mağduriyetine ve hukukun temel ilkeleri ile insan haklarının ihlaline sebebiyet verecek nitelikteki idari işleminin iptalini, idarenin uygulayacağı işlemler sebebiyle doğabilecek zararların önlenmesi açısından cevap süresinin kısaltılmasını ve yürütmenin durdurulmasını talep etme zorunluluğu doğmuştur” denildi.

Cevap bırakın

Your email address will not be published.